Kadın Hareketinden

Bir Yerel Kampanya Örneği: Mersin Kadın Platformu – İSTANBUL SÖZLEŞMESİ BİZİM, VAZGEÇMİYORUZ!

Foto: Fatoş Sarıkaya

19 Mart gecesi Mersin’deki kadınlar olarak bizim de tüm ülkedeki kadınlar gibi uykularımız bölündü, öfkemiz geceye sığmadı. 02.00’de yayınlanan Cumhurbaşkanlığı Kararı ile gündemimiz ani bir şekilde “Ne yapabiliriz?” tartışması ile doldu. Yaşam hakkımıza yapılan bu saldırıya karşı sakin olmak artık bizim için mümkün değildi. Mevcut yasal çerçeve ve onların ışığında kadınların mücadelesi ile görece iyileştirilen şiddetle mücadele yöntemlerine karşı erkek devlet, medya ve yargı üçgeninde hala cinayetler ve şiddet artarak devam ediyordu. Mersin’in cinskırım bilançosu da oldukça yüksekti. Biz bu şiddetle mücadele ederken bir yandan da elimizdeki hukuki ve politik metinlerin tartışmaya açılması kabul edilemezdi.

Mersin’den Mor Bir İsyan Yükseliyor

Hemen o gece, hali hazırda acil planlamalar için kullandığımız Mersin Kadın Platformu iletişim grubundan neler yapabileceğimizi konuşmaya başladık. Ertesi gün yani 20 Mart Cumartesi, Mersin Newroz’unun kutlanacağı gündü.  İlk olarak orada kadınlar olarak söz alıp “İstanbul Sözleşmesi Yaşatır, Vazgeçmiyoruz!” dedik. Binlerce insanla dolu Newroz alanındaki coşku bize daha da güç verdi. Hemen ardından, aynı gün, Cumartesi saat 18.00’de daha önceki yürüyüşlerde kazanmış olduğumuz bir hat olan Kushimoto sokağına eylem çağrısı yaptık. Bu eylemde polis engeline rağmen planladığımız güzergahta yürüdük ve sözümüzü söyledik. Bu ilk eylemin ardından eyleme öfke ve “saldırıya uğramışlık” hissi ile gelen kadınların gözlerinde “birlikte olmanın gücünü” gördük. Birlikte olunca güçlüydük. J

Eylemin coşkusu daha üzerimizdeyken, hemen ertesi hafta içi geniş çağrılı bir planlama toplantısı yaptık. Bu toplantıda yerel bir kampanya örgütlemek için çok yönlü bir tartışma yürüttük. Hangi araçları kullanacağımız ve üreteceğimizi, sokak eylemliliklerini nasıl planlayacağımızı, medya aracılığı ile kadınların sesini nasıl görünür kılacağımızı, hangi kaynakları nasıl kullanabileceğimizi ve bu saldırıya karşı bizlerle birlikte hareket edebilecek kurumlarla nasıl bir hat çizebileceğimizi tartıştık ve planladık. Bu kapsamda hala devam eden kampanyamızda 20 Nisan itibari ile yaptıklarımızı kısaca sizlerle paylaşmak istiyorum.

Foto: Fatoş Sarıkaya

Sokak Eylemleri

Sokak bizim için hem isyanımızı birleştirdiğimiz hem de birlikte güçlü olduğumuzu hissettiğimiz en önemli yerlerden biri oldu. Her eylemden güçlenerek ve yeni kadınlarla umudumuzu büyüterek çıktık desek abartmış olmam sanırım. Çekilme kararının hemen ardından üst üste iki cumartesi Kushimoto sokağına yaptığımız çağrı ile gerçekleşen eylemlerin her biri bine yakın kadının ve LGBTİ+’nın katılımı ile gerçekleşti. Pandemi, valilik kararı gibi bahanelerle polisin engellemeye çalışmasına rağmen her iki eylemde de barikatı aşıp eylemimizi planladığımız gibi ve coşkuyla tamamladık. Polis bu bahaneleri anlatırken biz, “KADINLARI DEĞİL CİNAYETİ ENGELLE!” diye bağırıyorduk.

Planlama toplantımızda mahallelere yayılan bir sokak hareketini hedeflemiştik. Kent merkezinde düzenlediğimiz iki yürüyüşün yanı sıra Mezitli semtinde 25 Mart günü bir eylem yaptık. Kadın dayanışmasının ve özgürlük talebimizin kentin her yanında ses bulması bizim için önemliydi.

Televizyon ve Radyo Programları

Planlamamızda yerel medya organlarının kullanımını özellikle önemsemiştik. Bu amaçla, aramızda bulunan,  feminist gazeteci arkadaşımız Fatoş Sarıkaya bizim için planlı bir çalışma yürüterek birçok kanaldan sesimizi duyurmamızı sağladı. Fatoş aynı zamanda 2018 yılında benim yürütücülüğümde Mersin Kadın Emeği Kolektifi aracılığı ile düzenlediğimiz Kadının İnsan Hakları Eğitim Programı’nın  katılımcısıydı. Bir gazeteci olarak KİHEP’in ardından hem Mersin Kadın Platformu’nun gönüllü bir aktivisti oldu hem de Kadından Haber adlı haber sitesini kurarak mücadelemize güç kattı.

Bu kapsamda Can TV, Sun Tv, Kanal 33, Mercan TV ve Radyo Metropol’de çeşitli programlara konuk olduk, İstanbul Sözleşmesi’nden neden vazgeçmediğimizi ve mücadelemizi anlattık.

Grafiker: Gonca Ocakçı

Nöbet Eylemleri

Sokakta kazandığımız yaşam hakkımızı sokakta savunmak konusunda ısrarcıyız.  Her hafta 16.00-19.00 saatleri arasında Mersin sahilde bulunan Barış Meydanı’nda (Yeni adı ile Özgecan Aslan Meydanı) stantlarımızı kuruyor, pankartlarımızı asıyor, mesafeli halaylarımızı çekiyoruz. Her hafta içerik ekibimizin temel olarak oluşturduğu ve hep birlikte hazırladığımız bir gündem etrafında basın açıklamamızı yapıyoruz. 31 Mart’ta yaptığımız ilk nöbet eyleminde “İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NDEN VAZGEÇMİYORUZ!” demiştik.[1] 7 Nisan’daki ikinci nöbette ise Rosa Kadın Derneği’ne yapılan baskı ve gözaltılara karşı tepkimizi ve dayanışma kararlılığımızı anlattığımız bir açıklama yaptık.[2] 14 Nisan’daki nöbet eylemimizde ise gündemimiz Mersin’deki kadın hareketi aktivistlerine sistemli olarak uygulanan para cezalarıydı.[3] İstanbul Sözleşmesi Yaşatır kampanyasının final eylemi, Pınar Gültekin’in öldürülmesinin ardından yaptığımız eylem ve son kampanyamızda yaptığımız eylemleri gerekçe göstererek 30 kadar kadına 100 bin TL’ye yakın para cezası kararı alan Mersin Emniyeti’ne neden katillere değil bize yaptırım uygulamakta bu kadar ısrarcı olduklarını sorduk.  “PARAMIZLA EYLEM YAPIP, REKORA KOŞUYORUZ” ironisi ile nöbet alanında cezalarımızın bildirimlerinden oluşan bir sergi açtık. 21 Nisan’daki nöbet eyleminde ise 8 Mart Feminist Gece Yürüyüşü’ne katılımlarını, sosyal medyada Mersin Kadın Platformu çağrılarını paylaşmaları ve kod 29’u bahane ederek Mersin Akdeniz Belediyesi tarafından işten çıkarılan işçi kadınlarla dayanışma gündemi ile bir araya geldik.

Nöbet eylemlerinin gündem çeşitliliği ve sürekliliğinin mücadelemizi güçlenmesi ve yayılması için önemli bir adım olduğunu düşünüyoruz.

Karma Örgütlerle İlişkiler

Çekilme kararının duyurulduğu günlerde, Türkiye’deki gündemin sıcaklığı da stratejimizi belirlerken bizim için önemliydi. HDP’ye kapatma davası açılması, Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun gözaltına alınması ve Merkez Bankası başkanının bir talimat ile gece yarısı değiştirilmesi gibi gündemler bize gündemimizin artık bir demokrasi sorununun da önemli bir parçası olduğunu bir kez daha hatırlattı. Bu kapsamda kentteki emek ve demokrasi güçlerini bir araya getiren bir platform olan Mersin Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri ile 29 Mart’ta bir toplantı yaptık. Bu toplantıda, İstanbul Sözleşmesi tartışmaları çerçevesinde tartışmalara bakış açımızı, temel tartışma, savunu noktalarımızı ve kavramlarımızı, birlikte neler yapabileceğimizi konuştuk. Hemen bu toplantının ardından yapılan ilk nöbetimize Mersin Emek ve Demokrasi Platformu destek ziyaretinde bulundu.

Yönteme Dair Birkaç Not ve Sonsöz

Tüm bu çalışmalarımız süresince kendi bütçemizi oluşturmak için verdiğimiz istikrarlı çaba işimizi oldukça kolaylaştırdı. Bunun yanı sıra belediyelerle kurduğumuz diyaloglar, Kadının İnsan Hakları – Yeni Çözümler Derneği tarafından kampanyamıza destek olarak gönderilen broşürler materyal konusunda yoksunluk çekmememizi sağladı. Ayrıca, yine bir KİHEP katılımcısı olan grafik tasarımcı Gonca Ocakçı’nın pankart, döviz ve afiş tasarımları, yaptığımız çağrıların ve taleplerimizin ilgiyle izlenmesini ve daha çok kişiye ulaşmasını sağladı.

Ayrıca, bu süreçte komisyonlar halinde çalışma yöntemi işimizi oldukça kolaylaştırdı. İçerik komisyonu, sosyal medya komisyonu ve eylem alanları için belirlediğimiz komisyonlar böyle çok yönlü bir çalışmanın olabildiğince az aksama ile gerçekleşmesini sağladı. Bu kadar çok işgücü gerektiren bir kampanyanın kalabalık bir ekiple gerçekleştirilmesinde Kadının İnsan Hakları Eğitim Programı etkisiyle kadın hareketi ile bağları daha da güçlenen kadınların, Kadınlar Birlikte Güçlü toplantıları vesilesiyle alternatif iletişim ağları ve yöntemler düşünmeye zaten başlamış olmamızın büyük etkisi olduğunu da belirtmek istiyorum.

Bizler Mersin’den bu mor isyanı yükseltmeye devam edeceğiz; ta ki yaşam hakkımıza saldırılar sonlanana, kadınlar için eşit ve özgür bir dünya kurulana kadar.

Yaşasın Kadın Dayanışması!

[1] http://www.kadindanhaber.com/mersinde-kadinlar-istanbul-sozlesmesi-icin-nobette/

[2] http://www.kadindanhaber.com/mersin-kadin-platformu-gozaltilar-serbest-birakilsin/

[3] http://www.kadindanhaber.com/kadinlar-aldiklari-cezalardan-sergi-yapti-rekora-dogru-kosuyoruz/

38. Sayıyı Görüntüle

Yorumları Görüntüle

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

EN ÇOK OKUNANLAR

Copyright © 2020 Kadının İnsan Hakları. Tüm Hakları saklıdır.
Mor Bülten, Kadının İnsan Hakları - Yeni Çözümler Derneği'nin süreli yayınıdır. Mor Bülten'de yazar ismi ile yayınlanan yazılardaki görüşler yazara aittir ve bunların derneğimizin görüşlerini yansıttığı anlamına gelmemektedir.

Yukarı