Kadın Hareketinden

Havle Kadın Derneği’nden Erken Yaşta Evlilik Araştırması

Havle Kadın Derneği olarak 2018’in Ekim ayından beri faaliyet gösteriyoruz. Kendimizi “Müslüman feminist” bir dernek olarak tanımlıyor, feminist hareketin kazanımlarına ve birikimine İslam ve feminizm bağlamı merkezde olacak şekilde destek vermeyi, katkıda bulunmayı amaçlıyoruz. Tam buradan yola çıkarak, Türkiye’de erken yaşta evliliklere yönelik algıyı ve özelde de erken yaşta evliliklere zemin hazırlayan faktörleri analiz etmek istedik. Erken yaşta evlilik tecrübeleri ve erken yaşta evliliklere yaklaşımda din ve dini yorumların rolünü merak ettik ve bu sorularımıza cevap bulmayı istediğimiz bir araştırma tasarladık. Hollanda Konsolosluğu Matra Programı altında destek alan araştırma ve projemiz kapsamında gerçekleştirdiğimiz çalışma en temelde bize şunu gösterdi: Türkiye toplumunun 18 yaş altı evlilikleri desteklediğine yönelik iddiaların aksine, Türkiye toplumu erken yaşta evliliğe karşı.

Türkiye temsili araştırmamız kapsamında Ekim 2019 – Ocak 2020 arasında, 2818 anket ve 54 derinlemesine görüşme yaptık, katılımcıların 18 yaş altı “evliliklere” yönelik algısını ve tecrübelerini sorduk. Araştırmamızın çerçevesi aslında oldukça geniş. Ancak TCK 103 etrafındaki tartışmalar bu kadar kritik bir noktaya geldiğinde araştırmamızın doğrudan konuyu ilgilendiren verilerini süreç içerisinde kamuoyuyla paylaşma gereği duyduk. Araştırma raporunun tam halini 2020 yılı sonunda paylaşmayı hedefliyoruz ve rapor şu alt başlıkları barındıracak:

  • Evlilik tecrübesi ve evlilik algısı
  • Erken yaşta evlilik tecrübesi ve algısı
  • Dine yönelik algı ve erken yaşta evliliğe yönelik söylemlerin dini yorumlarla ilişkisi
  • Yaşam tarzı ve sosyalleşme

Araştırmanın genel çıktılarını ise şu şekilde özetlemek mümkün:

  • Söylem düzeyinde yasal evlilik yaşının minimum 18 olması gerektiği ifade ediliyor, erken yaşta evliliğe belirgin bir karşı çıkış var.
  • Buna karşın «namus» söylemi ve kadın cinselliği ve bedeni üzerinden tanımlanan ahlak algısı çok etkili. «Dini» ahlak da «namus» üzerinden düşünülüyor. Kız çocuğunun bir sevgilisi varsa bu evlendirme nedeni olabiliyor.
  • Türkiye’de din ve inanış kendi başına erken yaşta evliliğe sebep olan bir faktör değil, ancak dinde erken yaşta evliliklere meşruiyet veren bir açık kapı olduğuna inanılıyor.
  • Katılımcıların birçoğu dini değişmeyen ve normatif bir kurallar bütünü olarak görüyor ve geleneksel dini yorumları dinin kendisine eşdeğer olarak görüyor. Ama buna rağmen, dini yorumlamalara olan güven azalmış bir durumda ve katılımcıların önemli bir kısmı da geleneksel yorumlara mesafe alıp kendi yorumlarını ifade ediyorlar.
  • Tüm bölgelerin ve sosyo-ekonomik statülerin değişkenleri farklı, bunlara yönelik çalışmalar gerçekleştirilmesi gerekiyor.

Doğrudan erken yaşta/zorla evlilikler konusunda öne çıkan verileri ise şu şekilde özetleyebiliriz:

Araştırmamızdaki sorulara verilen cevapların ağırlıklı ortalamasına baktığımızda evlilik yaşının kadınlar için 24, erkekler için 26 olarak benimsendiği görülüyor. “Kızınızı 18 yaşından önce evlendirir misiniz?” sorusuna katılımcıların yüzde 91,8’i “hayır” dedi. “Bir kız/erkek kaç yaşına kadar çocuktur?” diye sorduğumuzda ise cevapların ağırlıklı ortalaması erkekler için 20, kızlar için 19 olarak karşımıza çıktı. “İslâmi olarak sizce kaç yaşından itibaren evlilik caizdir?” dediğimizde ise ağırlıklı ortalama kızlar için 18, erkekler için 19 yaş oldu. Bu soruda 18 yaşın altında bir cevap verenlerin oranı yüzde 29. Mesela yakın zamanda da Diyanet’le ilişkili olarak gündeme gelen, Hz. Ayşe’nin evlenme yaşı üzerinden evlenmenin caiz olacağı ifade edilen 9 yaş cevabını (ki bu konuda bunun yanlış bir veri olduğunu ifade eden çokça kaynakla karşılaştık süreçte) verenlerin oranı tüm cevaplar içerisinde yalnızca yüzde 0,7. Buradan da görüldüğü üzere bu konu bağlamında radikal dini tutumları sahiplenenler oldukça marjinal bir grubu oluşturuyor.

Kısacası, erken yaşta evliliklere belirgin bir karşı çıkış var. Bu noktada bu hususta atılacak adımlar toplumun çoğunluğunu temsil etsin derdi varsa, bu ancak erken yaşta evliliklerin önlenmesine yönelik adımlarla mümkün olabilir. Dindeki “açık kapıları” kapatmak için de ayrıca konunun öznelerini merkeze alan bir mücadeleye ihtiyaç var.

36. Sayıyı Görüntüle >

Yorumları Görüntüle

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

EN ÇOK OKUNANLAR

Copyright © 2020 Kadının İnsan Hakları. Tüm Hakları saklıdır.
Mor Bülten, Kadının İnsan Hakları - Yeni Çözümler Derneği'nin süreli yayınıdır. Mor Bülten'de yazar ismi ile yayınlanan yazılardaki görüşler yazara aittir ve bunların derneğimizin görüşlerini yansıttığı anlamına gelmemektedir.

Yukarı