Kadın Hareketinden

Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK)

Türkiye’de ve dünyada feministlerin yıllardır başını çektiği mücadele sonucunda kadınların kazanılmış haklarına karşı büyük saldırılar ve geriye götürme girişimleri söz konusu. Amerika’dan Güney Asya’ya ve Avrupa Birliği’ndeki bazı ülkelere kadar bu konuda bizleri alarm durumuna geçiren gelişmeler yaşanıyor. Türkiye’de de TBMM Boşanma Komisyonu’nun 2016 yılı mayıs ayında açıkladığı 450 sayfalık raporu söz konusu karşı hamlelerini içeriyordu ve o tarihten bu yana yaşanan süreç bu rapordaki konu başlıklarına ve takvime göre işlemeye devam ediyor.

Şu anda hükümet ve şer’i hukuk talep edenler salgın sürecini de bir fırsata çevirerek ilk elde kolaylıkla harcanabilecek olarak gördükleri kadınların kazanılmış yasal haklarına karşı daha güçlü bir saldırıya geçmiş durumdalar. Öte yandan kadın hareketleri, tek tek kadınlar ve toplumun eşitlik isteyen tüm kesimleri bu konuda taviz vermeme noktasında mücadelelerini yükseltiyorlar. Türkiye kadın hareketi ortak sorunlar için ortak eylemlilikleri oluşturabilmiş, son 30 yılda pek çok başarıya imza atmış kapasite ve yeterlilikte güçlü bir hareket ve bu konuda da mücadele etmeye devam ediyor.

Covid-19 salgınının ilk döneminde, Nisan 2020’de İnfaz Yasası ile birlikte Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 103. Maddesi ile ilgili gelişmeler üzerine haftalık Zoom toplantıları ile bir araya gelen kadın örgütleri ve tek tek kadınlar, TCK 103 ile ilgili güçlü ve etkin bir kampanya yürüttüler. Hatırlanacağı gibi kadın örgütleri, 2016 yılında TCK 103’te yapılmak istenen değişikliklere karşı bir platform oluşturarak güçlü bir karşı duruş sergilemişler ve tasarının geri çekilmesini sağlamışlardı. Konunun tekrar gündeme getirilmesi üzerine kadın örgütleri yeni bir çağrı yapmış, 300’den fazla kadın ve LGBTİ+ örgütü ve destekleyen 150’yi aşkın sivil toplum kuruluşu ile birlikte TCK 103 Çocuk İstismarı Affına Karşı Kadın Platformu yeniden oluşturuldu. TCK 103 Kadın Platformunu ilk günden itibaren hem çocuk istismarı affına karşı, hem de kazanılmış hakların geri alınmasına yönelik tüm girişimleri engellemek için çok çeşitli çalışmalar yaptı; kamuoyunu bilgilendirmeye, meclisteki partileri, milletvekillerini bu konudaki uyarıları dikkate almaya ve gereğini yerine getirmeye çağırdı. Böylesi zor bir dönemde oluşturulan bu birliktelik ve ortak çalışma sonucu TCK 103 affını erteletmeyi başarmış olmak, saldırılara karşı mücadeleyi birlikte sürdürme konusundaki isteği daha da artırdı.

Sonrasında Meclis’in kapanması ve TCK 103 konusunun ertelenmesini ile eşzamanlı olarak temmuz başında İstanbul Sözleşmesi’nden imzanın çekilmesi tehlikesi ciddi bir şekilde baş gösterdi. Hâlihazırda TCK 103 için bir araya gelme iradesi gösteren ve birlikte çalışmaya başlamış örgütler olarak çalışmalarının odağına İstanbul Sözleşmesi’ni alarak bu birlikteliği büyüttü.

Böylece Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK), Türkiye kadın hareketinin 1990’lardan bu yana ortak sorunlar için ortak çözümler bulmak amacıyla oluşturduğu platform tipi örgütlenmelerden biri olarak Temmuz 2020’de oluştu. Önceki örgütlenme yöntemlerinin bir devamı olarak EŞİK Platformu, özellikle Covid-19 salgını öncesi başlayan ancak salgın döneminde daha da artan kadınların kazanılmış haklarına yönelik saldırılara karşı önemli bir mücadele aracı haline geldi ve halihazırda İstanbul Sözleşmesi’nden geri çekilme niyetine karşı tüm bileşenleri ve destekleyici örgütler ile birlikte aralıksız bir şekilde çalışmalarına devam ediyor.

Eşit, özgür yaşama hakkına ve kazanımlara yönelik saldırılara karşı ortak mücadeleye zemin sağlayan EŞİK Platformu, her çarşamba internet üzerinden toplantılar yapıp, gelişmeleri hep birlikte değerlendirip kararları birlikte alarak çalışmalarını yürütüyor. Çeşitli kentlerde çok çeşitli çevrelerden oluşan yerel kadın platformları da kendi inisiyatifleriyle verdikleri kararla yerel örgütlülüklerini EŞİK adıyla devam ettiriyor ve ortak sözün yayılmasını sağlıyorlar. Pek çok il merkezi ve ilçede yerel yönetimlerin desteğini almak ve bu desteği görünür kılmak konusunda etkili rol üstleniyorlar. Aynı şekilde sendikalar ve meslek odalarının kadın birimleri de ortak sözün çoğalmasında hem yerelde hem de genel anlamda oldukça etkin rol üstleniyorlar.

Salgın koşularında çeşitli dijital araçlar kullanılarak örgütlenmeye çalıştığımız kampanyamız, Türkiye’nin pek çok yerinden kadın örgütünün katılımıyla devam ediyor. 6284’ten TCK 103’e, İstanbul Sözleşmesi’ne, şiddet ve eşitsizlik karşısındaki kazanımlarımıza arka arkaya gelen bu saldırılar, maalesef önümüzdeki dönemde de yoğunlaşacak gibi görünüyor.

O yüzden tüm kadın örgütlerini, hak temelli çalışan sivil toplum örgütlerini ve tek tek tüm kadınları çalışmalarımıza ve kampanyamıza destek olmaya davet ediyor ve emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz…

36. Sayıyı Görüntüle >

Yorumları Görüntüle

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

EN ÇOK OKUNANLAR

Copyright © 2020 Kadının İnsan Hakları. Tüm Hakları saklıdır.
Mor Bülten, Kadının İnsan Hakları - Yeni Çözümler Derneği'nin süreli yayınıdır. Mor Bülten'de yazar ismi ile yayınlanan yazılardaki görüşler yazara aittir ve bunların derneğimizin görüşlerini yansıttığı anlamına gelmemektedir.

Yukarı