Kadın Hareketinden

Kadın Koalisyonu’ndan “Pandemi Haritası”: “Pandemide Gözümüz Belediyelerin Üstündeydi”

Kadın Koalisyonu olarak Covid-19 salgınında 12 tematik başlık altında, yerel yönetimleri izledik; eşitlikçi bir tutuma sahip olup olmadıklarına baktık. 

Covid-19 salgını döneminde, hemen müdahale etme gereği doğuran yeni koşullar; derinleşen, artan sorunlar nedeniyle Kadın Koalisyonu olarak harekete geçtik.  Böylesi bir kriz dönemi, hayatlarımızda da kritik önemde değişimlere, yeni krizlere yol açtı. Özellikle mevcut politikalar, uygulamalar bu krizi yaşama biçimimizi belirledi. Kadın Koalisyonu’nun kuruluşundan beri sorduğumuz soruyu pandemi sürecine özel olarak sorduk: Belediyeler farklı koşulları görüyor mu? Toplumsal cinsiyet eşitliğini gözeten hizmetler üretiyorlar mı? Yoksa sıklıkla karşılaştığımız gibi, “vatandaşa eşit hizmet” götürmeyi herkese aynı hizmeti sunmak sanarak çocuklunun, genç kadının, yaşlının, engellinin farklı ihtiyaçlarını dışarda mı bırakıyorlar?

Bu salgın döneminde, 12 tematik başlık altında, yerel yönetimleri izleyerek kadınların ve kadın örgütlerinin yerel siyasete katılımlarını güçlendirmeyi, bu doğrultuda politika üretilmesini ve eşitlik yönünde değişimi sağlamayı hedefledik. 

Hangi yöntemle, nasıl izledik?
İzlemeyi, Kadın Koalisyonu’nun bünyesindeki örgütler ve aktivist kadınlar yaptı. 12 başlık belirledik ve belirlediğimiz başlıklar çerçevesinde sorularımızı oluşturduk.  Bu soruların yanıtlarını aradık.

Bilgiye erişmek için farklı yöntemler kullandık. Bu yöntemler, yereldeki dinamiklere, koşullara bağlı olarak değişti. Bazı illerde bilgiyi belediyelerden yazılı olarak doğrudan talep ettik. Bazı illerde sosyal medya taramaları, telefon görüşmeleri, ilgili kişilerle birebir görüşmeler gerçekleştirdik. Bazı illerde belediyelerin içinde görev yapan kadınlar imdadımıza yetişti. 

Hangi yöntem olursa olsun bilgiye erişmek zor oldu. En önemli mesele derli toplu bilgi paylaşan bir mekanizmanın olmamasıydı. Diğer sorun da cinsiyete göre ayrıştırılmış veri olmadığı ya da veriler erişime açık olmadığı için sunulan hizmetin toplumsal cinsiyet açısından değerlendirilmesinin kolay olmamasıydı. Edindiğimiz tüm bilgileri Türkiye haritası üzerinde illere, ilçelere göre yerleştirdik. Harita, büyük bir emek ve dayanışmayla, el birliğiyle oluşturuldu. Eşitliğin esas alınmasının göstergelerinden olan taleplerimizi yerine getirme oranına göre belediyenin bulunduğu alanın rengi haritada mora dönüştü. Ne kadar mor, o kadar eşitlikçi… 

Çıktılar ne oldu?
Bazı belediyelerden topladığımız veriler olumlu bir tablo çizerken, “Bu hizmeti engelli kadınlara nasıl götürüyorsunuz” diye sorduğumuzda “Biz her vatandaşımıza eşit davranıyoruz,” diyen ve tek tip vatandaştan bahseden, eşit vatandaşlığı yanlış anlayan belediyeler bu izlemede sınıfta kaldı.

Çıkan sonucun bize söylediği şey, belediyeler genel olarak katılımdan uzak yönetiliyor ve toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik etkili ve sürdürülebilir politikalardan yoksunlar. İyi uygulamalar var, bunlar çok umut verici örnekler ancak temel eksiklik belediyelerin toplumsal cinsiyet eşitsizliğini gören politikalarının çok sınırlı olması. Bütüncül politikalardan bahsetmek çok zor, temel eksiklik çeşitliliği, farklılıkları gören, buna göre politika, hizmet üreten bütüncül, eşitlikçi bir yaklaşım.

Katılım mekanizması en büyük eksiklik olarak çıktı karşımıza. 30 belediye içinde neredeyse tek bir örnek var. Kadına karşı şiddetle mücadele mekanizmaları çok az belediyede etkin işletilmiş. Barınma desteği olan belediyeler var ve hayati bir destek, ama sayıları bir elin parmaklarını geçmiyor. İşsizlik ödeneğinden yararlanma şansı olmayanların büyük çoğunluğu kadın. Çünkü kadınların büyük kısmı günü birlik ya da güvencesiz işlerde çalışıyor. Ekonomik destek sunarken bunu göz ardı ederek hizmet sunarsanız, yoksullukla mücadeleyi herkesi kapsayacak şekilde yaptığınızı iddia edemezsiniz. Hijyen paketlerinde kadınlar için hijyen kitini öngören belediye de yine çok azdı.  

Bundan sonrası…
Toplumsal cinsiyete duyarlı hizmet planlamadan, katılımcı mekanizmalar işletmeden farklılıkları, çeşitliliği gören ihtiyacı belirlemek ve ihtiyaç temelli hizmet sağlamak mümkün olamaz. 

Bu kriz de her kriz gibi mevcut eşitsizlikleri derinleştirdi, yaygınlaştırdı. Krizi aşmak “uzmanlar” kurullarıyla, biz olmadan adımıza alınan kararlarla değil, birlikte üretebileceğimiz ortak çözümlerle mümkün olabilir.

Salgının yarattığı kriz durumu devam ediyor, biz de izlemeye devam ediyoruz.

Kadın Koalisyonu Hakkında:
Kadın Koalisyonu, 2000’lerin başından bu yana ülkenin her yerinden kadın ve LGBTİ+ örgütlerinden oluşan bir kadın örgütlenmesidir. Kadınların toplumsal ve siyasal katılımını hedefleyen, eşitlik, özgürlük ve adalet için mücadele eden, bu doğrultuda çalışmalar yürüten, politika süreçlerine etki etmeyi hedefleyen bir örgütlenmedir. Yerel siyaset, kadınların ve kadın örgütlerinin yerel politika, karar ve uygulama süreçlerine katılımı çalışma yaptığımız alanlardan bazıları. Belediyelerin izlenmesi, halihazırda yaptığımız bir çalışma. “Pandemi Haritası”nın ortaya çıkışı da bunun bir parçası.

37. Sayıyı Görüntüle >

Yorumları Görüntüle

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

EN ÇOK OKUNANLAR

Copyright © 2020 Kadının İnsan Hakları. Tüm Hakları saklıdır.
Mor Bülten, Kadının İnsan Hakları - Yeni Çözümler Derneği'nin süreli yayınıdır. Mor Bülten'de yazar ismi ile yayınlanan yazılardaki görüşler yazara aittir ve bunların derneğimizin görüşlerini yansıttığı anlamına gelmemektedir.

Yukarı