Kadın Hareketinden

Sığınaksız Bir Dünya İçin Yaşasın Kadın Dayanışması

Bu yıl 23.’sü düzenlenen Kadın Sığınakları ve Da(ya)nışma Merkezleri Kurultayı, Covid-19 koşullarında, 7-10 Kasım tarihleri arasında çevrimiçi olarak gerçekleşti. “Pandemide Şiddet, Bakım Emeği ve Eşitlik Mücadelesi” başlığı altında, 27 farklı ilden aralarında kadın örgütleri, LGBTİ+ örgütleri, bağımsız feministler, belediye ve kamu kurumlarında çalışan katılımcıların olduğu 270 kadın bir araya gelerek kadına yönelik erkek şiddetiyle mücadele alanında yürütülen politikaları, uygulamaları ve mücadele yöntemlerini tartıştı.

Birinci gün İstanbul Sözleşmesi’ne yönelik artan  saldırılar karşısında  mücadele stratejileri üzerinde duruldu. Şiddet başvurusu alan kurumlar deneyimlerini paylaştılar. “Pandemi, Yoksullaşma, Şiddet”, “Sosyal Politika, Devlet Ve Aile”, “Pandemi ve Ev İçi Emek” başlıklarında sunumlar yapıldı. İkinci gün boyunca, katılımcılar, atölyelerde tartışmaları derinleştirerek sürdürdüler. Üçüncü gün ise hep birlikte atölye sonuçları tartışıldı.

Olağan ve olağanüstü dönemlerde erkek şiddetinin önlenebilmesi için İstanbul Sözleşmesi’ni temel alan istikrarlı politikaların ve acil önlem/eylem planı uygulanmasının şart olduğuna vurgu yapan kurultayın sonuç bildirgesinde öne çıkan mücadele başlıkları şöyle:

  1. 7/24 ulaşılabilir, kadına yönelik şiddet alanında uzman kişilerin destek verdiği ve sadece şiddete maruz kalan kadınlara yönelik bir telefon hattı oluşturulmalı; hat sağır kadınlara da hizmet verecek şekilde görüntülü konuşma ve işaret dili bilen personel içermeli ve bu hat ülke genelinde kadınlara duyurulmalı.
  2. KADES’in telefon uygulaması haline ek olarak akıllı telefonu olmayan kadınları da gözeterek acil durumlar için alternatifler üretilmeli; bu alternatifler sadece Türkçe değil, birçok dili barındırmalı; kadınlar bu alternatifler aracılığıyla telefona sahip olmasalar da polis desteğine erişebilmeli.
  3. Sığınak ihtiyacının koşulsuz karşılanması için sığınakların sayısı ve kapasitesi artırılmalı.
  4. 60 yaş üzerinde, kimliği olmayan/kayıtsız göçmen kadınların yanı sıra 12 yaş üzerinde oğlan çocuğu olan kadınlar çocuklarıyla beraber sığınağa alınmalı. Sığınak koşulları engelli kadınlar için uygun hale getirilmeli ve engelli kadınların bakım merkezlerine yönlendirilmek yerine sığınaklara alınabilmesi için mevzuatta gerekli düzenleme yapılmalı. Genç kadınları ve çalışma hayatına devam eden kadınları da kapsayacak, kadınları hayatlarından ve sosyal ağlarından koparmayacak güçlendirici bir sığınak politikası yürütülmeli.
  5. Sığınaklarda ve dayanışma merkezlerinde sağlanan desteğin niteliğini olumsuz etkileyen koşullar ortadan kaldırılmalı. Yeterli sayıda personel ve bütçe tahsis edilmeli, kadınlara destek sağlayan uzman personelin kadına yönelik şiddetle mücadele için olmazsa olmaz olan güçlendirici feminist sosyal hizmet ilkeleriyle bu desteği vermesi sağlanmalı.
  6. Pandemi, deprem gibi kriz ve afet durumlarında gerektiği takdirde uygun kamu binaları ve özel yerleşkeler devreye sokularak kadınların karantina sürecini geçirebileceği istasyon sığınaklar devreye alınmalı; otellerde kontenjan tahsis etmek gibi alternatif hizmetler düşünülüp geliştirilmeli. Olağanüstü koşullarda ortaya çıkabilecek barınma ihtiyacını sağlayabilecek çözümler geliştirilmeli.
  7. Salgın koşullarında sığınak kabullerinin kolaylaştırılması için şiddete maruz kalan kadınlara hızlı test ve tanı imkanları sağlanmalı.
  8. Şiddete maruz kalan kadınların kolluk kuvvetlerine başvurularında şikayetlerinin alınabilmesi için kadınların kendilerini güvende ve rahat hissedecekleri adli görüşme odaları oluşturulmalı, kadınlar 6284 sayılı Kanun hakkında bilgilendirilmeli, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde ve hayati risklerinin bulunması durumunda kolluk kuvvetleri 6284 sayılı Kanun gereğince ilgili koruma kararını ivedilikle çıkartmalı. 6284 sayılı Kanun kapsamında verilen önleyici ve koruyucu tedbirlerin takibi kolluk tarafından yasal mevzuata uygun bir şekilde yapılmalı.
  9. Kolluk kuvvetlerinin keyfi bir şekilde kadınlara yanlış ve caydırıcı bilgi verme, kötü davranma, şikayet almama gibi görev ihlalleri izlenerek yaptırım uygulanmalı.
  10. Kadınların her türlü sosyal ve ekonomik destekten faydalanabilmeleri için yapacakları başvuru prosedürü kolay ve açık olmalı. Başvuru esnasında ihtiyaç duymaları halinde görevliler tarafından desteklenmeli.
  11. Yerel yönetimlerde kayyum uygulamasına son verilip kapatılan kadın destek merkezleri işlevine uygun olarak yeniden ve ivedilikle açılmalı, bu belediyelerde işten çıkarılan uzman personel yeniden istihdam edilerek kadına yönelik şiddetle mücadele etkin bir şekilde sürdürülmeli.
  12. Bakım emeğinin bütünüyle kadına yüklenmesine son verecek ve bakım emeğinin kadınların üzerinden alınmasını, yardım mantığıyla değil, kapsamlı bir sosyal politikayla çözüme kavuşturacak araçlar ve kurumlar oluşturulmalı; kadının ev içerisindeki emeğinin sömürülmesini, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin derinleşmesini önleyecek sosyal politikalar geliştirilmeli.
  13. Bebek ve çocuk kreşleri, günlük bakım hizmetleri, kısa süreli ve/veya sürekli yatılı bakım hizmetleri pandemi koşullarında gerekli önlemler alınarak 7/24, ücretsiz ve erişilebilir şekilde yaygın olarak sağlanmalı.
  14. Kök aileden gelen patriyarkal şiddetin kamu görevlileri tarafından göz ardı edilmeden / ikincilleştirilmeden / normalleştirilmeden şiddet gören tüm kadınlara eşit destek mekanizmaları sunulmalı.
  15. Önümüzdeki dönemde var olan ve yeni kurulacak hizmetlerin dijital ve online olarak da hizmet verebilmesi için gerekli sistemsel alt yapılar kurulmalı. Tüm kadınların dijital okuryazarlığını arttırmaya yönelik program ve eğitimler gerçekleştirilmeli, kadınların dijital araçlara ve ücretsiz internete erişimi sağlanmalı.

37. Sayıyı Görüntüle >

Yorumları Görüntüle

Yanıtla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

EN ÇOK OKUNANLAR

Copyright © 2020 Kadının İnsan Hakları. Tüm Hakları saklıdır.
Mor Bülten, Kadının İnsan Hakları - Yeni Çözümler Derneği'nin süreli yayınıdır. Mor Bülten'de yazar ismi ile yayınlanan yazılardaki görüşler yazara aittir ve bunların derneğimizin görüşlerini yansıttığı anlamına gelmemektedir.

Yukarı